<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>fek</title>
        <description>yeksenyedi'nin nisan yirmibiri'inde doğdum

...

herhangi bir sayının herhangi bir ayının herhangi bir günü'ne dek

...

kim bilebilir?

...

merhaba</description>
        <link>http://fek.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 19:08:50 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>çocukluğum üzerine / ilk apartman, ilk ilişkiler, aile...</title>
            <link>http://fek.blogcu.com/cocuklugum-uzerine-ilk-apartman-ilk-iliskiler-aile_5759881.html</link>
            <guid>http://fek.blogcu.com/cocuklugum-uzerine-ilk-apartman-ilk-iliskiler-aile_5759881.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;İlhan Koşan'ın ve Sevgi Kula'nın ilk çocuğu olarak 21 Nisan 1987 saat 00.15'te, Yalova Devlet Hastanesinde doğmuşum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Annem, çocukluğuma dair pek fazla şey hatırladığımdan şaşkınlıkla bahseder. Hatta hatırladığımı söylediğimi bazı olaylar için &quot;atıyorsun!&quot; ya da &quot;bunu ben anlatmıştım sana!&quot; yorumlarında bulunur. Annemin değerlendirmelerini bir kenara bırakacak olursak, akranlarıma göre çocukluğuma dair çok şey hatırladığımı söyleyebilirim. Bu, çevremdekilerin hafızamı güçlü bulmalarını da destekliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Ben çocukluğum ile anlatılanlardan değil, kendi hatırladıklarımdan bahsedeceğim. Şüphesiz anlatacaklarımın bir kısmı, belki de büyük bir kısmı, yanlış anımsadığım ya da hayalperestliğimin bir sonucu olan olaylar olabilir. Ancak bu durum, benim çocukluğumu yine bu şekilde hatırlayacağım ve anlatacağım gerçeğini değiştirmeyecektir. Çünkü asıl yaşananlar, akılda kalanlar ve geleceğe taşınacak olanlardır.&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Hatırladığım ilk olay, ( ya da olaylar ) Yalova'daki kiralık oturduğumuz ikinci evimizde geçiyor. Karşılıklı dört katlı iki apartmanın ikincisinin en alt katında oturuyorduk... ( &lt;a href=&quot;http://fek.blogcu.com/cocuklugum-uzerine-ilk-apartman-ilk-iliskiler-aile_5759881.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 12 Jan 2008 01:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>çocuk üzerine...</title>
            <link>http://fek.blogcu.com/cocuk-uzerine_5627851.html</link>
            <guid>http://fek.blogcu.com/cocuk-uzerine_5627851.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Çocuk&quot; Türkçe bir sözcük ve sözlükte 7 tane karşılığı var: 1- Küçük yaştaki oğlan veya kız; 2- Soy bakımından oğul veya kız, evlat; 3- Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak; 4- Genç erkek; 5- (mecaz)&amp;nbsp; Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. ; 6- (mecaz)&amp;nbsp; Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse; 7- (mecaz)&amp;nbsp; Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. ( Bu yazıyı yazmaya karar vermezden önce &quot;çocuk&quot; sözcüğünün bu kadar anlama geldiğini bilmiyordum. )&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Çocuk&quot; kavramının modern bir tanımlaması 20 Kasım 1989'da Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile yapılmış:&amp;nbsp; &quot;Ulusal yasalarca daha genç bir yaşta reşit sayılma hariç, 18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılır.&quot; Birleşmiş Milletler (BM)'nin böyle bir tanımlamaya gitme nedeni trajik: Çocukların fiziksel ve psikolojik baskıya maruz kalmaları. ( istismar )&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;...&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;BM ve Türk Dil Kurumu (TDK ) 'nın çocuk tanımlamalarını karşıl.. ( &lt;a href=&quot;http://fek.blogcu.com/cocuk-uzerine_5627851.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 10 Jan 2008 04:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>pencere / merhaba</title>
            <link>http://fek.blogcu.com/pencere-merhaba_5545561.html</link>
            <guid>http://fek.blogcu.com/pencere-merhaba_5545561.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;İnsan, başlangıçtan beri soru sorarak ilerleyen bir organizma. Yazının bulunuşundan aydınlanma devrimine, Amerika&amp;#8217;nın keşfinden görelilik yasasına uzanan sonsuz zaman diliminde sorduğu sorularla üretkenliği yakalayan bir canlı. Geleceğe giden yolda ona yön verecek olan da sorduğu sorular, karşısına çıkacak olanlarsa aldığı cevaplar...&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Başdöndürücü bir hızla evrilen bugünün dünyasında insan, sorduğu soruların yanıtlarının birer &quot;pencere&quot; olduğunun farkındalığı ölçüsünde özgürdür. Çünkü aldığı her yanıt yeni bir sorunun başlangıcıdır ve sorduğu her soru insanın &quot;özgürleşme bilinci&quot; kazanmasında yepyeni bir penceredir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Dünyaya adımımı attığım andan itibaren - farkında olarak ya da ötekisi - sayısız pencere açtım. Bu sayı, bundan sonra açılacak pencerelerin yanında anlamsız kalsa da, iki tanesi ile gelecekten sıyrılacaktır sanıyorum: İlhan Selçuk ve İlhan İrem'in &quot;pencere&quot;leri.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;İlhan Selçuk 1962 yılından beri hergün açtığı pencereleri takipçileri ile paylaşan bir bilge. Yazılarında kullandığı her harf, geçmişten geleceğe doğru işlenen bir ışığın izdüşümü olarak canlanıyor kafamda.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;İlhan İrem&amp;nbsp;yaptığı müzikle&amp;nbsp;bir insanın sonsuz hayatına dair en güzel ipuçlarını veren saf ışığın ölmez dervişi. 1983 çıkışlı&amp;nbsp;&quot;Pencere&quot; isimli albüm, insanın yolculuğundaki en gerçekçi gidiş gelişleri anlatması adına&amp;nbsp;ölümsüzlüğü hak ediyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Dönüp kendi &quot;pencere&quot;me baktığım zaman iki &quot;pencere&quot; ile&amp;nbsp;paralel yol aldığımı görürüm. Çünkü insan &quot;özgürl.. ( &lt;a href=&quot;http://fek.blogcu.com/pencere-merhaba_5545561.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 08 Jan 2008 23:04:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://fek.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>